Tayyip Erdoğan Bal (@t.erdoganbal) — 📓İyi geçinmek, iki kişinin kusursuz olmasıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur...
📒En büyük mutluluk ölümde gizli.
02.02.2019 19:39:15
22.10.2018 08:22:59
Advertisement
24.09.2018 00:57:15
Bu da böyle bir anı işte✍️
Bu da böyle bir anı işte✍️...more
22.09.2018 23:59:42
31.08.2018 00:18:58
30.08.2018 09:19:34
Advertisement
Pembe mor ışıklar yansıyor
Dağların tepelerinden buğulu pencereme
Dirseklerimi d
Pembe mor ışıklar yansıyor Dağların tepelerinden buğulu pencereme Dirseklerimi dayıyorum yalnızlığın eşiğine Heveslerinden vurulmuş gençleri İzliyorum bu bıkkın vaziyette Sorgulamaktan çekiniyorum yaşamı Günaha girmek ne kadar da ürkütücü Kiminin sırtında eziyet eden kayalar Kiminin sırtında nesli tükenmekte olan kürkler Kıyıda köşede ölüveriyor kimsesiz garipler Kendilerinde boğulanlara ne demeli Kendilerinde hep kendileri Bir başkasının yerine koymak kendini Hangi densiz devirden beri gereksizleşti Hangi devir ki bizi bu kadar vahşileştirdi Oyuncaklara sarılıp uyuması gereken çocuklar Neden sarılıp uyuyor toprağın altında yılanlara Ekmeğimizin mayasına kibir karıştı Yediğimiz içtiğimiz hep şeytan tüylü Peki kim bu sorunlu dünyanın sorumlusu Hesap sormaya yok mu yoksulun hakkı Hayal kurmaya yeter mi zayıfın inancı Fırtınaya karışmış kum taneciği gibiyiz Olmadık saatlere dolduruluyoruz Ters düz edilip duruyoruz...
04.08.2018 20:57:42
Gözlerine aklar mı düşmüş
Ne öyle kefenin ölüyü sardığı gibi beyaz beyaz bakarsı
Gözlerine aklar mı düşmüş Ne öyle kefenin ölüyü sardığı gibi beyaz beyaz bakarsın Dudaklarına azrail mi çökmüş Kelimelerini bir hançer misali boğazıma dayarsın Baksana alnından bir yaşam geçiyor Çaresiz ve huzursuz ağır bir yaşam Sana uzanmış ellerimi Neden hiç bir anlama gelmeyen boşlukta bırakırsın Samanlıkların seyran Sarayların mezarlık olduğu Azınlıkların mutluluklara eşitlendiği Bir ütopya sen de istemez misin Peki nedir bu at sırtından inmemezliğin Sana yaklaşmak istediğim her an Atını çöllere koşturman ne anlama gelir Vuslatı görmeyen bir beden Daha ne kadar dayanır ay ışığının yokluğuna Kaç zaman daha teslim edeceksin beni Gecenin en zifiri ve en sessiz vakitlerine Daha kaç sultan sofrasında aç bıracaksın Amacın destanlara konu etmekse eğer beni Eyüp peygamberle paylaşıyorum şimdilerde aynı mertebeyi
27.07.2018 12:14:09
ÖLÜM SENARYOSU
Evimin güneş gören penceresinden
Mermiler çarpıyor çelikten rüyal
ÖLÜM SENARYOSU Evimin güneş gören penceresinden Mermiler çarpıyor çelikten rüyalarıma Saçılan kıvılcımlar tırnak uçlarımda sönüyor Kendimi atıyorum dışarıya Şimdi sonuna yaklaştıkça yeniden başlayan yollardayım Durup soluklanıyorum devrime siper olmuş bir köşede Ardımda yeni atanmış hırslı bir alay komutanı Ve emrinde salyalar saçan bir yığın askerle Ne istiyorlar benden bilemiyorum Yüreğimde kozasını parçalamak isteyen cesaretim Elimde duvarlara şiirler kazıdığım hançerim İşte şimdi amansız bir mücadelenin içerisindeyim Günün sonu geldiği gibi benim de sonum geldi işte Oysa kuraklık toprağın damarlarına işlerken bir sentetik gibi Ben toprağın alnına düşen ilk yağmur damlası gibiydim Milyonlarca bedenin üst üste gömüldüğü bir savaşta Ben surların tepesine dikilen asil bir bayrak gibiydim Kapaklanıyorum, yüzümü doğan güneşe dönüp dizlerimin üzerine En asi şairlerden en asi şiirleri bağırıyorum gökyüzüne Son bir soluk çekiyorum içime ciğerlerim patlayana dek Ensemde kana susamış namluları hissediyorum Yeni atanmış alay komutanı kaldırıyor göğe doğru sağ elini Askerler adımı anarak en ağır küfürlerle Dokunuveriyorlar dünden hazırlanmış tetiklere Şahit oluyor alaycı bir güneş hiç bilinmeyecek olan ölümüme.
20.07.2018 12:24:54
17.07.2018 19:59:46
Advertisement
Belki bin parçaya bölünürüm,
Bu bir tarafı aksak gecede.
Ellerim ayak parmakları
Belki bin parçaya bölünürüm, Bu bir tarafı aksak gecede. Ellerim ayak parmaklarımı kavrıyor, Zihnim kesinlikle bende değil. Yanıbaşımda perdeler, Kendini unutturmuş bir rüzgarla sevişmekte. Durup düşünüyorum, Yağmur toprağı serinletirken, Sen ve ben aynı sevdanın denizinde, Işımığımızı kaybetmiş olsak, Saklanmış olsa adalar suyun derinliklerine, Yalnızca bir başımıza kalsak. Ağza alınmamış şiirleri, Yüreklere sığmamış öpüşmeleri savursak, Kışkırtabilir miyiz dalgaları, Gökyüzüne dokunması ve Yıldızları koparıp geceden Baş ucumuza koyması için. Bütün yıldızları yerleştirsek Bu köhnemiş sandalımıza Her limanda duraksayıp Sığdırabilir miyiz bizden başka sevdaları Yarısı batmakta olan aşk yuvamıza...
15.07.2018 20:33:58
Zamanın durduğu bir gece
Dağların görünmeyen sırtlarından
Rayların henüz ulaşmad
Zamanın durduğu bir gece Dağların görünmeyen sırtlarından Rayların henüz ulaşmadığı Yüreğimde ki huzursuz ve sessiz kente Yapımı tamamlanmamış Kaçak bir tren uğradı İçinden elinde bir fenerle Gözlerini yeni doğmuş bir aydan Yüzünü yaz mevsiminde bir geceden Saçlarını kayan yıldızlardan alan bir kadın İndi ve kök salarmış gibi kentin derinliklerine Yavaş ve sabır dolu adımlar attı Şu darmadağınık kent merkezinde Sessizce durdu öylece Suratında mülteci bir çocuğun ifadesi Kalbinde uçurumdan düşerken Titrek bir taş parçasına tutunmanın heyecanı Dilinde Shakespeare den üç beş mısra Vücudu salınıyor bir sağa bir sola Şimdi bu huzursuz kentin her bir köşesinde Duvarlarda kullanılan kerpiçin çamurunda Yan yana duran cami ve kilisenin kapısında Kurumaya yüz tutmuş su kuyusunda Manolyalar, güller, menekşeler Cennete ilham veren çiçekler Yapraklarında kocaman bir gülümsemeyle Renk katar oldu solmuş yüreğime...
13.07.2018 21:52:54
Ben bu altına beton dökülmüş ayaklarımla
Kan kırmızısına benzeyen kış mevsiminde
Ben bu altına beton dökülmüş ayaklarımla Kan kırmızısına benzeyen kış mevsiminde Senin adını andığın ulaşılmaz şehirlere Uğruna zihnini yorduğun çocuksu konulara Yürüyorum, ağırlığıma aldırış etmeden Omuzlarımda özgürlüğünü kafeslere teslim etmiş Kuşlarla beraber saldırıyorum yollara Arkamda bir yığın kitaplardan fışkıran filozofla Kenarlarında çiçekler açmış platolarda Sana çıkacak olan yolları arşınlıyorum Gökyüzü kurşun seslerine tanıklık ediyor Tarihin en büyük faşistleri benim peşimde Sırtımda şimdiden açıldı kocaman yaralar Mermiler eşlik ediyorlar gözyaşlarıyla yıkanmış Okyanuslara bulanmış heyecanlı yüreğime Sana geliyorum sevgilim Terkedilmiş sokaklardan geçiyorum Açlıktan ölmüş farelerin leşleri arasından Fransız öpücüğünün hiç uğramadığı köşelerde Duraksayıp dinleniyorum bir süre Kulaklarıma ihtilallerden kalma çığlıklar ilişiyor Sana geliyorum sevgilim Bedenim yorgunluktan çöktüğü bu sıralarda Azrail ve Cebrail tutup dikeltiyor beni omuzlarımdan Şimdi daha eminim artık Tanrıda kararlı seni bulmam Ve başımı göğsüne yaslayıp ölmem konusunda...
12.07.2018 20:10:47
12.07.2018 16:14:52
Advertisement
Olmak istediğim kişi kim
Kim olmak istendiğim kişi
Durup kaldım öylece
Kış mevsi
Olmak istediğim kişi kim Kim olmak istendiğim kişi Durup kaldım öylece Kış mevsimine yakalanmış Bahardan ümidini kesmiş Yapayalnız bir papatya gibi Akrep kovalarken yelkovanı Ben başımı ellerimin arasına almış Ruhunu kaybetmiş bir koltuğu Alıp sırtıma parkenin üzerine oturmuşum Ne ben dünyadan vazgeçebiliyorum Ne de dünya sömürüp durduğu benden Bazen ayaklanıp adım atmak istiyorum Ama ayaklarım alışmış bir kere çelmelere Takılıp duruyorum kendi kendime Yok gibi duruyor bu anlaşılmazlığa Köklü bir çare Kulaklarımla bestelere dokunmadıkça Gözlerimle kitapları koklamadıkça Ellerimle çocukları duymadıkça Olmayı istediğim kişi olamam ben Olmak istenen kişi de olamam ben Bir İsa lazım bana elinde asası Bedenine işlenmiş haçıyla Bir Yusuf lazım bana avuçlarında firavun Çocukluktan kalma umut dolu kuyusuyla Bir Muhammed lazım bana Yüreğinde merhamet ve güzellik Omuzları arasında peygamber imzasıyla.
10.07.2018 14:45:20
BİR KADININ GÖZYAŞLARI

Gök sapıtmış sanki
Tuzlu ve iz bırakan bir yağmur yağıyo
BİR KADININ GÖZYAŞLARI Gök sapıtmış sanki Tuzlu ve iz bırakan bir yağmur yağıyor Bulutlar yok, ten rengine bürünmüş gökyüzü Denizler istemsizce kıyıları yutuyor Ağaçlar köklerini bırakarak toprağın altında Yağmurun karşı konulmaz akıntısına kapılıyor Dağlar sarılıp eteklerinin uçlarına Yeryüzünün boyunu kısaltıyor Acıları saklayan bu asi yağmur Gidip kutuplarda imparator penguene bulaşıyor Düşerken gökyüzünden yeryüzüne Kuşların kanatlarını orta yerinden kanatıyor Sonra bu hüzün sarhoşu yağmurun Gökyüzünün avuçlarına başını yaslamış Elleri dizinin arasında Bir kadının gözyaşları olduğu anlaşıyor Bir kadın aşık ve usanmış...
09.07.2018 18:13:20
BİR ŞİİR OLSAYDIM
Nemli yaprakların damarlarına kadar işleyen
Gökyüzü kadar geni
BİR ŞİİR OLSAYDIM Nemli yaprakların damarlarına kadar işleyen Gökyüzü kadar geniş bir şiir olsaydım Bütün duyguları, bütün canlıları barındırsaydım kendimde İlk buluşmaların heyecanı kadar diri Hz. Muhammed ve Hz. İsa'nın yanyana gelmesi kadar mucizevi Hayranlık uyandıran bir şiir olsaydım. Kızıldeniz' in yarılışı kadar umut, Savaşın son bulması kadar hayat, Kayıp bir cesedin bulunması kadar mutluluk verici Bütün gizli kalmış sevdaları açığa çıkartan bir şiir olsaydım. Aynanın kenarına iliştirilen bir fotoğraf Kitapların arasında kurutulan bir gül yaprağı Göz kapaklarının arkasına iliştirilen bir sûret Kadar aşkı hatırlatan bir şiir olsaydım. Masum bir çocuğun cenazesinde Bir araya gelmeyi başarabilen Müslüman, Hrıstiyan, Yahudi ve diğer dinlerin temsilcileri Kadar hoşgörülü ve merhameti dünyayı sarsan bir şiir olsaydım. Yarin boynundan göğüslerine doğru uzanan bir yeşim taşı Sevgilinin nabzına tanıklık eden bir bileklik Kadar şanslı ve utangaç bir şiir olsaydım. Hiç olmadı aşıkların dudaklarından süzülen Ruhların başını arşa değdiren kelimeler olsaydım.
08.07.2018 21:56:43
BIRAKTIĞIN YERDEYİM HÂLÂ

Bıraktığın yerdeyim hâlâ
Hiçbir şey yolunda gitmiyor
S
BIRAKTIĞIN YERDEYİM HÂLÂ Bıraktığın yerdeyim hâlâ Hiçbir şey yolunda gitmiyor Sevişmelere örtünen yıldızlı gece Gökyüzünden iz bırakmadan çekildi Şehirlerden kendini koparan çiçekler Dağların eteklerinde bile açmaz oldu Pencereler kapanıyor birer birer Kimse gökyüzüne bakmaz oldu Güneşin batışı ve doğuşu yok artık Ve buna şahit olan banklar da kaldırıldı Çünkü ortada bir güneş de yok O sabahları şenlendiren kuşlar Dönüp sırtını dünyaya Sonsuz bir sessizliğe büründüler Bıraktığın yerdeyim hâlâ Hiçbir şey yolunda gitmiyor Yapraklar ağaçlara küsmüş Apansız bir sonbahara tutulduk Çocuklar artık bedenlerinde ki değil Ruhlarında açılan korkunç yaraların O tatsız ve yarım bırakan kabuklarını Ömürünün sonuna kadar kazımaya çalışıyor Hiçbir şey yolunda gitmiyor Mecnun'un çölüne gökdelenler dikildi Leylanın bastığı yerlere asfalt döküldü Aşkın ve sevginin o saf kokusu Yerini beton ve demirin kokusuna bıraktı Kanın ve kinin hacmi arttı Okyanuslar gözyaşlarıyla tanıştı Duyamaz oldu artık kulaklarımız O tatlı ve utangaç fısıldaşmaları Feryatlar ve isyanlar inletiyor şimdiler de Yâri dilerken Allah'tan, avuçlarımızı çevirdiğimiz Renginden eser kalmamış olan semâyı Bıraktığın yerdeyim hâlâ Hiçbir şey yolunda gitmiyor... @siirr.sokakttaa@_sterka@frida.olmak@nazimgibiolmak@umut_sehri#şiirsokakta#edebiyat#şiir
06.07.2018 02:21:29
Next
loading